Merhaba, otel lobisinde TEM’e bakan koltukta seni bekliyorum. Menderes Mahallesi’nden kalkıp otogarın ışıklarını geride bıraktıktan sonra Çiftehavuzlar kavşağını geçtim ve şimdi koridorun sonundaki kapıyı aralıyorum; dudaklarım hafifçe tatlı bir nane şekeri gibi soğuk, tenim ise dışarıdaki nemli havayı içimde hapsediyor.
Birlik Mahallesi’nin dar sokaklarından süzülüp gelen o özel ritimle, her adımda kalçalarım hafifçe kıpırdıyor ve seni lobide karşılayacak sıcaklığı yavaş yavaş yükseltiyorum. Uzun boylu, esmer tenli ve üniversiteli bir kızın hareketleriyle masanın üzerinden uzanıp bardağını eline tutuşturduğumda, parmak uçlarımın tadını ilk yudumda hatırlayacaksın; sonra da o tadı boynumun kıvrımında, göğüslerimin arasında yeniden keşfetmeni istiyorum.
Şimdi sıra sende: o kapıyı açtıktan sonra hangi tadı önce denemek istersin?
